-
ENGİN ÖNEN
Tarih: 10-10-2026 16:41:00
Güncelleme: 10-10-2026 18:01:00
Bu hafta Çeşme siyaset gündemi bir hayli hareketliydi. Belediye Meclis toplantısı yine hareketli geçti. Ya da ateşli diyelim. Ardından Çeşme Belediyesine ait evrakların kamyonla taşınıp, imha edilmeye kalkılması ardından gerçekleşen operasyonlar sonucunda çok sayıda belediye ve şirket yöneticisi gözaltına alındı.
Bir de, Lal Denizli’nin CHP İlçe Başkanına hitap şekli, kamuoyunun gündeminde tartışmalara yol açtı. Denizli’nin CHP ilçe başkanına verdiği yanıt, özellikle üslup açısından gündeme taşındı. Atanmış dedi, ağzını yerim senin dedi ve çıkarın bunu salondan diye tamamladı.
Bu üslubu, ağzının payını verdi diye alkışlayanlar da oldu, bu ne biçim üslup, böyle başkan konuşması mı olur diyenler de. Herkes kutuplaşma koşullarında bulunduğu tribüne göre algıladı bu konuşmayı.
Atanmış tarifi doğruydu ama kendisine de, sen de atanmışsın diyenler oldu doğal olarak. CHP İlçe Başkanının, CHP sayesinde o koltukta oturuyorsunuz ifadesi Belediye Başkanını adeta çileden çıkardı. Oysa böyle bir üslup ve çıkarın salondan demek yerine, “o CHP, butlan CHP’si değildi, biz parti üyeleri ve seçmenleri ile birlikte Yeni Parti’ye geçtik” diyebilirdi. Medeni ve demokratik bir üslup tercih edilmedi ne yazık ki.
Diğer bir tartışma Başkan ile MHP’li meclis üyeleri arasında yaşandı. Çeşme’de MHP’li meclis üyelerinin eleştirileri ve çeşitli video yayınları ile belediye çalışmalarındaki aksaklıkları sergilemesi, beldenin alışık olmadığı bir durum. Daha önce de yazdık, demokrasiye hayatiyet kazandıran unsur iktidar değil, muhalefettir. Bu ülke yönetimi için de kent yönetimleri için de geçerlidir.
Bu anlamda Çeşme’de MHP’li meclis üyelerinin Belediye yönetimine ilişkin eleştirileri hem demokrasi açısından hem de yönetimin denetlenmesi anlamında değerli işlerdir.
MHP’li meclis üyeleri ve Çeşme MHP İlçe Başkanı son zamanlarda özellikle, arsa satışları üzerinden belediye yönetimine eleştiriler yöneltmektedir. Bu eleştirilerde “Çeşme satılık değildir” ve “belediye yönetimi emlakçılık işlerine indirgendi” gibi konuları öne çıkarıyorlar.
Son meclis toplantısında yine aynı eleştirileri yaptılar. Bence çok haklıydılar ama daha önce de ifade ettiğimiz gibi, bir ayakları aksıyor. Çünkü eğer Çeşme satılık değil ise, o zaman Bakanlıkların satışları ve takaslarında sessiz kalmaları, onları tutarsız duruma düşürüyor. Nitekim Belediye Başkanı Lal Denizli de eleştirilere yanıt verirken bu çelişkiyi dile getirmiş.
Çeşme’deki satışlardan bakanlıklar milyarlarca para elde ettiler, neden ses çıkarmadınız demiş Denizli ve en az onun kadar önemli başka bir hatırlatma yapmış. Bu kaynaklar Çeşme için kullanılmıyor, hükümet Çeşme’ye yatırım yapmıyor demiş.
Muhalif meclis üyeleri de haklı, bu cevabı ile Belediye Başkanı da haklı. Madalyonun tersine bakarsak iki taraf da haksız. Kamu arazilerini satmak yanlış bir tutum ise, hem Belediye hem bakanlıklar eleştiriyi hak ediyor. Bu durum sen de yapıyorsun ya da onlar daha çok satıyor ile haklılaştırılamaz.
Belediyenin tarihinde görülmemiş sıklıkta arsa satışını, bütçe açığı kapamaya yönelik olduğunu düşünenler de var, aşırı personel artışı nedeniyle maaşları ödemekte zorlanmasına bağlayanlar da. Bazıları da geçen dönemden kalan borçlar nedeniyle bu kadar çok satış olduğunu düşünüyor. Bütün belediyelerde olduğu gibi burada da şeffaf bir yönetim olmadığı için, hangisi gerçek bilemiyoruz.
Merkezi hükümet de aynı dinamik ile hep satıcı konumda. Fabrikalar satılıyor, otoyollar satılıyor, köprüler satılıyor, hazine arazileri satılıyor. Yanlış politikalar sonucunda bu kamu kaynaklarının satışı çare olarak görülüyor.
Bence bunların hepsinden öte, Başkan Denizli’nin o meclis toplantısındaki en önemli cümleleri, Çeşme Projesine sahip çıktığını ifade ettiği cümlelerdi. Daha önce bu konuya muhalefet ettiği düşünülen bazı kişiler ikna için toplatılmıştı. Oradan ikna çıkmadı. Şimdi de otelcilere ve işadamlarına anlatıyorum diyor. Yani elinde proje detayları var ve otelcileri bilgilendiriyor.
Bu çok kritik bir durum. Daha önce Baro, odalar ve çevreciler tarafından açılan dava, “bu projede kamu yararı yoktur ve telafisi imkansız tahribatlara yol açabilir” gerekçesi ile kesin olarak ret edilmişti. Ama buna rağmen Saray, Çeşme’yi satma ısrarından vaz geçmedi ve bu mahkeme kararını açığa düşürmek için yeni bir proje gibi devreye sokmaya çalışıyor.
Lal Denizli ve Cemil Tuğay, Çeşme’nin arazilerinin proje alanına dönüştürmek suretiyle rant elde etme projesinde aynı masada olacaklar. Saray’ın masasında yani.
Denizli, Saray’a bu mesajı çeşitli vesilelerle veriyor. Kehanete gerek yok, şimdi belediye arazi satıyor, bakanlıklar arazi satıyor tartışması, kısa bir süre sonra, en azından Belediye Meclisinde anlamsızlaşacak ve hepsini satalım kararını hep birlikte alacaklar.
- ÇEŞME KAVUNU HAKKINDA
- GEDİZ YAKTI, YANINA KAR KALDI
- ÇEŞME’DE ORKİNOS KATLİAMI
- SATILIK MEMLEKET, ÇEŞME
- ÇEŞME’DE YAĞMA HIZ KESMİYOR
- İKTİDAR, MUHALEFET, ÇEŞME’DE SİYASET
- ATATÜRK’ÜN ÇEŞME ZİYARETİNDE GERMİYAN DURAĞI
- “SİZİN EKO” BUTLANCI OLUNCA
- KENT SUÇLARI CENNETİ ÇEŞME
- ÇEŞME’Yİ SATMA ISRARI
- PORT ALAÇATI’DA İHALE DÖNEMİ
- KİRALIK SOSYAL KONUT PROJESİ VE ÇEŞME OTOYOLU