escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

1 Mart’tan 3 Mart’a: Eşit Yurttaşlığın Tarihsel İradesi

1 Mart Laiklik Günü’nü kutlayarak başlayalım.

Bu topraklarda ve dünyada özgürlük, eşitlik ve barış için verilmiş büyük mücadelelerin birikimi olan laikliğin; inanç özgürlüğünün, eşit yurttaşlığın ve toplumsal barışın güvencesi olduğunu bir kez daha hatırlatalım.

İnsanlık tarihi, dinler ve mezhepler üzerinden yürütülen uzun ve acı dolu çatışmalarla doludur. İnancın, siyasal iktidarın aracı haline geldiği dönemlerde, güçlü olanın inancını dayattığı; farklı olanın bastırıldığı, sürüldüğü, hatta katledildiği sayısız örnek yaşandı. İşte laiklik, bu tarihsel acıların içinden süzülerek ortaya çıkmış bir insanlık kazanımıdır. İnancı kamusal zorlamadan kurtaran, onu insanın vicdanına emanet eden bir ilke olarak doğmuştur.

Laiklik; “dinsizlik” değil, devletin tüm inançlara ve inançsızlığa eşit mesafede durmasıdır. Kimsenin inancından dolayı ayrıcalık ya da ayrımcılık yaşamamasıdır. Bir başka deyişle laiklik, inancın baskıyla kabul ettirilen bir kimlik değil, insanın kendi iç dünyasında özgürce kurduğu bir bağ olduğunu güvence altına alır.

Bu yüzden laiklik, yalnızca bir yönetim modeli değil; eşit yurttaşlığın teminatıdır.

Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olabilmesinin, çocukların bilimsel ve çağdaş eğitim alabilmesinin, yurttaşların hukuk önünde ayrımsız kabul edilmesinin temel dayanağıdır.

Türkiye’de bu tarihsel irade en somut ifadesini 3 Mart 1924’te kabul edilen devrim yasalarında bulmuştur.

Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitim birleştirilmiş, dinî ve farklı otoritelerin kontrolünden çıkarılarak kamusal ve bilimsel bir zemine oturtulmuştur. Böylece çocukların kaderi farklı eğitim sistemlerine değil, ortak ve çağdaş bir programa bağlanmıştır.

Halifeliğin Kaldırılması Kanunu ile siyasal otoritenin dinî bir makamla özdeşleşmesine son verilmiş, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesi güçlendirilmiştir.

Şeriye ve Evkaf Vekâletinin Kaldırılması Kanunu ile hukuk ve yönetim alanı dinî otoriteden ayrılmış; devlet işleyişi yurttaşlık esasına dayandırılmıştır.

Bu düzenlemeler bir “reform paketi” değil, büyük mücadeleler sonucu kazanılmış tarihsel bir yön değişikliği, bir devrimdir. Amaç, toplumun bir kesimini diğerine üstün kılmak değil; herkes için eşit bir kamusal alan yaratmaktı. Laikliğin özü tam da burada yatar: Devletin, yurttaşlarını inançlarına göre sınıflandırmaması.

Bugün laikliği savunmak, geçmişe nostaljik bir bakış değildir.

Bugün laikliği savunmak; kız çocuklarının eğitim hakkını savunmaktır.

Bugün laikliği savunmak; kadınların yaşam hakkını savunmaktır.

Bugün laikliği savunmak; farklı inanç ve kimliklerin barış içinde bir arada yaşayabilmesinin güvencesini savunmaktır.

Laiklik, özgürlüğün sigortasıdır. Çünkü özgürlük ancak eşitlik zemininde büyür. Devletin bir inancı öncelediği yerde eşitlik zedelenir; eşitliğin zedelendiği yerde özgürlük eksilir.

Bu nedenle 1 Mart’tan 3 Mart’a uzanan çizgi, yalnızca takvimde iki tarih değildir. Bu çizgi, eşit yurttaşlığın tarihsel iradesidir.

Ve bugün bu iradeyi yeniden hatırlamak, yeniden güçlendirmek zorundayız.

3 Mart dolayısıyla Çeşme Halk Temsilcileri Meclisi olarak Çeşme’de sivil toplum kuruluşlarının yaptığı ortak çağrıyı önemsiyor, laikliğe ve özellikle öğretim birliğine sahip çıkmanın yaşamsal olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. Öğretim birliğinin zedelenmesi, yalnızca bir eğitim politikası meselesi değil; eşit yurttaşlık ilkesinin aşınması demektir.

Bizler Çeşme Halk Temsilcileri olarak çağrımızı açıkça yineliyoruz:

Laiklikten, öğretim birliğinden ve eşit yurttaşlık ilkesinden vazgeçmeyeceğiz.

Çocuklarımızın bilimsel ve özgür bir eğitim hakkını savunacağız.

Kadınların, gençlerin, tüm yurttaşların eşit ve özgür yaşam hakkını savunacağız.

Çünkü biliyoruz:

Laiklik bir tercih değil, birlikte yaşamanın zorunlu zeminidir.

Ve eşit yurttaşlık ancak laik bir düzende gerçek anlamını bulur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum