içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

ALAÇATI'NIN GELİŞİMİ


Şehir Plancısı Sayın Ercüment Şahin; Alaçatı’nın bugünlere gelmesinde önemli pay sahibi ve en çok mücadele etmişisimlerden biridir.

1984 yılında İmar ve İskân Bakanlığı'nda görev yaparken, dönemin Alaçatı Belediye Başkanı Rahmetli Nazım Aydoğdu ile yolu kesişir. Başkan Aydoğdu, Alaçatı'nın geleceği üzerine yapılan bir görüşmede Ercüment Şahin'in bilgi birikiminden ve kent vizyonundan etkilenir. Sohbetin sonunda ona anlamlı bir teklifte bulunur: "Gel, Alaçatı'nın geleceğini birlikte kuralım." Bu davet, yalnızca bir iş teklifi değil, Alaçatı'nın geleceğine yapılan bir çağrıydı. Ercüment Şahin de bu çağrıya kayıtsız kalmaz; bakanlıktaki görevinden ayrılarak Alaçatı Belediyesi'nde şehir plancısı olarak çalışmaya başlar.

O yıllarda belediyeye yakın dükkânımda kendisini sık sık görürdüm. Sessiz, ciddi, çalışkan ve samimi bir insandı. Gösterişten uzak ama işine son derece bağlıydı. Belki de bu yüzden Alaçatı'nın bugün sahip olduğu planlı gelişimde onun emeği büyük bir yer tutar.

Ercüment Şahin'in Alaçatı'ya en kalıcı katkılarından biri, kentin çevre yollarının planlanmasıdır. Bu yollar sayesinde Alaçatı, büyürken tarihi dokusunu yitirmeden nefes alabilen bir kent olarak şekillendi. Bir o kadar önemli olan diğer katkısı ise yapılaşmaya getirilen kısıtlamalardır. Alaçatı'da binaların iki kattan fazla olmaması gerektiğini savundu ve bu ilkeyi planlama kararlarına yansıttı. Bu yaklaşım, Alaçatı'nın bugün hâlâ koruduğu alçak profilli, insani ölçekteki silüetinin temel taşlarından birini oluşturur.

Öte yandan Rumlardan kalma taş evlerin korunması meselesi, Ercüment Şahin'in yalnız yürümediği bir mücadeleydi. Bu davada yanında iki değerli isim vardı: Remzi Özen ve Muhittin Dalgıç. Üçü birlikte, Alaçatı'nın mimari belleğini oluşturan bu köklü yapıların yıkılmaması, restore edilmesi ve gelecek nesillere aktarılması için önemli kararların alınmasında etkin rol oynadılar. Onların bu kararlı tutumu olmasaydı, bugün Alaçatı'nın en çok fotoğraflanan taş sokaklarından ve çiçekli pencerelerinden belki de geriye pek bir şey kalmayacaktı.

Ben de o yıllarda bu sürecin içindeydim. Belediye Başkanımız Remzi Özen önderliğinde, Mimar Nilgün Ekinci ve Feridun Tezcan ile birlikte imar komisyonunda görev aldım. Alaçatı'nın bugünkü kimliğini belirleyen kararlarda, o masada birlikte emek verdik. Bu anıyı burada paylaşmak istedim; çünkü o dönemde yapılan her doğru karar, bugün gördüğümüz Alaçatı'nın bir taşını örüyor.

Bugün kullandığımız yolların, çevre caddelerinin, yerleşim alanlarının ve kentin büyüme yönünün belirlenmesinde Ercüment Şahin'in hazırladığı planların önemli katkıları vardır. O, yalnızca bugünü değil, geleceği de düşünerek çalıştı. Hazırladığı projeleri ve planları büyük bir titizlikle ilgili kurumlara sundu; Alaçatı'nın doğal ve mimari dokusunu koruyacak kararların alınması için mücadele verdi.

Nazım Aydoğdu'dan sonra göreve gelen belediye başkanlarıyla da uyum içinde çalıştı. Çeşme ve Alaçatı için yeni projeler üretmeye devam etti. Alaçatı Belediyesi kapandıktan sonra ise kendi şehir planlama bürosunu açarak mesleğini sürdürdü.

Son yıllarda İzmir ve çevresinde yapılan yanlış şehircilik uygulamalarına karşı da cesurca sesini yükseltti. Kentlerin kimliğini yok eden plansız yapılaşmalara, doğaya ve tarihi dokuya zarar veren projelere karşı her zaman itiraz etti. Çünkü o, şehir planlamasını yalnızca bir meslek değil, memlekete karşı bir sorumluluk olarak görüyordu.

Kentler de insanlar gibidir; doğru ellerde büyür, yanlış ellerde yıpranır. Alaçatı'nın bugün hâlâ nefes alabilen bir kimliğe sahip olmasında, yıllarını bu kente veren Ercüment Şahin, Remzi Özen, Muhittin Dalgıç, Nilgün Çiçek ve Feridun Tezcan gibi insanların emeği vardır.

Sevgili Ercüment Şahin;

Memleketini seven, doğruları korkmadan söyleyen ve kentlerin geleceği için mücadele eden duruşunla uzun yıllar var olmanı diliyoruz. Çünkü bazı insanlar sadece yaşadıkları döneme değil, gelecek nesillere de iz bırakırlar.

Kalın sağlıcakla…

YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum