-
ÖMER ÖNAL
Tarih: 18-09-2026 10:40:00
Güncelleme: 18-09-2026 10:40:00
Bazı hikâyeler kan bağıyla değil, aynı toprağın çağrısıyla taşınır kuşaktan kuşağa. Ben elli yıldır bu köşeden Alaçatı'nın belleğini, mübadele yıllarının acısını, iki yakada kalan yürekleri anlatmaya çalışırım. Bugün ise satırları başka bir kalemden, ama aynı ocaktan çıkan bir eseri sizinle paylaşmanın gururunu yaşıyorum: Oğlum Burak Önal'ın kaleme aldığı "İki Yaka Bir Hayat" adlı romanı.
Kitap, 1923'te imzalanan mübadele sözleşmesinin gölgesinde geçen bir ayrılığı anlatıyor. Bir anne, o kargaşa günlerin birinde çocuğunu elinden kaçırıyor; çocuk Çeşme topraklarında kalıyor, anne ise bilinmeze doğru bir gemiye biniyor. Bu, sadece kurgusal bir olay örgüsü değil; bu topraklarda gerçekten yaşanmış binlerce ayrılığın, binlerce yarım kalmış vedanın küçük bir yansıması. Sakızlı, Rum, Türk, mübadil, yerli… Hangi adla anarsak analım, bu kıyılarda aynı acıyı taşıyan insanlar oldu.
Bir baba olarak söylemekten çekinmem: Oğlumun bu hikâyeyi seçmesi tesadüf değil. Bu evde mübadele, hep bir hatıra defteri gibi masada durdu. Ben kitapçı dükkânımda otuz yedi yıl, terzilik mesleğimde ise yirmi beş yıl insanların hayat hikâyelerini dinledim. Onların acılarını satırlara döktüm; O da büyürken bu hikâyeleri kulaktan değil, yürekten dinledi. Şimdi "İki Yaka Bir Hayat" ile bu mirası kendi kalemiyle, kendi kuşağının diliyle geleceğe taşıyor.
Bu roman bana bir kez daha hatırlattı ki; Mübadele sadece 1923'te imzalanan bir kâğıt değil, hâlâ iki yaka arasında yankılanan bir çığlıktır. Çeşme'nin, Alaçatı'nın taşları bu çığlığı duydu; kimimizin dedesi, kimimizin ninesi bu ayrılığın içinden geçti. "İki Yaka Bir Hayat’ı okurken, bu topraklarda yaşayan her ailenin bir köşesinde benzer bir hikâyenin sakladığını yeniden hissettim.
Manifest Yayınları'ndan çıkan bu kitap, bir babanın gözünden söylemek gerekirse, iz bırakan bir eser. Oğlumun bu emeğini, bu topraklara olan bu vefa borcunu Alaçatı'nın ve Çeşme'nin tüm okurlarıyla paylaşmak istedim. Umarım "İki Yaka Bir Hayat", her okuyanın yüreğinde kendi ailesinin sessiz kalmış hikâyelerini de konuşturur…
Kalın sağlıcakla.
- ŞİDDETE SON VERECEK ŞİDDET Mİ?
- ALAÇATI’DAN BİR ÇAĞRI: YENİDEN MUHABBET EDELİM
- ÜRETEN ALAÇATI’DAN TURİZMİN ALAÇATI’SINA
- YİRMİ YIL SONRA ZEYTİN AĞAÇLARIM BANA GÜLÜMSÜYORDU
- BİR BABANIN GÖZÜNDEN: OĞLUMUN EDEBİYAT YOLCULUĞU
- GÜRÜLTÜDEN KİTAPLARA SIĞINMAK
- ALAÇATI'NIN GÜZEL İNSANI: ÖZER SALKIM
- KALEMİN SESSİZ YOLCULUĞU
- ALAÇATI'NIN GÜZEL İNSANLARI: KEMAL SUBULAN
- BİR ALAÇATI ÇINARI: SÜLEYMAN HOCA
- BİR ALAÇATI BEYEFENDİSİ: MUSTAFA ÜZÜMCÜ
- ALAÇATI’YA SAHİP ÇIKMAK