içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

KALEMİN SESSİZ YOLCULUĞU

Sevgili okurlar,

1998 yılında ilk olarak Çeşme Yarımada Gazetesi'nde köşe yazıları yazmaya başladım. O yıllarda daha çok siyasi yazılar kaleme alıyor, gençliğin verdiği heyecanla gördüğüm yanlışları dile getiriyor, daha iyi bir toplum ve daha yaşanabilir bir Alaçatı hayal ediyordum.

2004 yılında Alaçatı Belediyesi tarafından yayımlanan Alaçatı Gazetesi'nde yazmayı sürdürdüm. Ardından Çeşme Güneşi gazetesinde ve daha sonra internet gazetelerinde köşe yazıları yazmaya devam ettim. Değişen yalnızca gazeteler değildi; zaman, okuma alışkanlıkları ve iletişim biçimleri de değişiyordu. Ben ise değişmeyen bir amaçla yazmayı sürdürdüm. Doğru bildiklerimi paylaşmak ve yaşadığım kente karşı sorumluluğumu yerine getirmek niyetindeydim.

Yıllar boyunca birçok eleştiri yazısı yazdım. Çoğu zaman yöneticilerden bir cevap alamadım. Başlangıçta bunu bir eksiklik olarak gördüm. Fakat zaman bana şunu öğretti: Her yazının değeri, aldığı cevapla ölçülmez.

Terzilik yaptığım yılları düşündüm. Bir terzi iğnesini kumaşa her batırışında iz bırakır; sonunda ise ortaya sağlam ve güzel bir eser çıkar. Yazılarımın da yıllar içinde Alaçatı'nın hafızasında böyle bir bütün oluşturduğuna inanıyorum. Daha sonra yönümü değiştirdim. Eleştirmekten çok, hatırlatmayı seçtim. Alaçatı'nın ve Çeşme'nin tarihini, tanıdığım güzel insanları, bu toprakların kültürünü ve unutulmaya yüz tutmuş değerlerini yazmaya başladım. Resmî tarihin yanında, yaşayan tarihe de tanıklık etmek istedim. Otuz beş yılı aşkın süredir on altı metrekarelik kitapçı dükkânımda binlerce insanı dinledim. Her sohbet bana yeni bir hikâye, yeni bir hatıra kazandırdı. Belki de gerçek yazılarım, gazete sayfalarından önce o küçük dükkânda doğdu.

Bütün bunları söylerken bir gerçeği de özellikle ifade etmek isterim. Yazılarımın yöneticiler tarafından çoğu zaman karşılık bulmadığını düşünsem de, beni yıllardır takip eden dostlarım ve okurlarım telefonla arayarak veya karşılaştığımızda yazılarımdan etkilendiklerini, düşüncelerimi ilgiyle takip ettiklerini ve bana teşekkür ettiklerini söylediler. Bu samimi sözler bana güç verdi. Bu vesileyle, yazılarımı okuyarak beni destekleyen, arayan, fikirlerini paylaşan bütün dostlarıma ve okurlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Bugün yetmiş beş yaşındayım. Ailemin kökleri 1570'li yıllara uzanan bu topraklarda doğdum, büyüdüm ve ömrümü Alaçatı'ya adadım. Bundan sonra da tanıdığım insanları, yaşadığım olayları ve bu güzel beldenin kültürel mirasını yazmaya devam edeceğim.

Belki her yazı hemen karşılık bulmaz; fakat samimiyetle yazılmış her satır, zamanı geldiğinde mutlaka bir yüreğe dokunur. Benim en büyük dileğim de, benden sonra gelecek kuşakların Alaçatı'nın geçmişini, insanlarını ve değerlerini bu satırlarda bulabilmesidir. Kalemim buna hizmet ettiği sürece kendimi mutlu hissedeceğim.

Kalın sağlıcakla.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum